'Sağlık' kategorisi için arşiv

10
Jun
08

Akraba evliliği ve sakıncaları

Akraba evliliği, olgusu, tıp bilimlerindeki çalışmaların ilerlemesiyle birlikte, toplumun gündeminde daha çok ilgilenilen bir konudur. Akraba evliliği, aslında, kökleri tarihte olan olgu olduğu için kültürel hayattaki görünümleri dilde, edebiyatta, halk biliminde oldukça yaygındır. Beşerî bilimlerin konuları, yapıları nedeniyle, diğer bilimlerin ve teknolojilerin konularıyla ortak alanlar oluşturabilmekte, yeni disiplinler ortaya çıkmaktadır. Akraba evliliği bağlamında da durum böyle bir görünüm sergilemekte, tıp sosyolojisi, tıp antropolojisi gibi alanlar şekillenmektedir. Tıp bilimleri, akraba evliliğinin sakıncalarına deyinse de, Türkiye’de ve diğer bazı kültürlerde akraba evliliğinin uzunca bir süre daha geçerli olacağını hesaba katmak gerekir.

Akraba evliliği doğrudan “akraba”, “aile” olguları ile ilgilidir, bu konulardaki tanımlar, yaklaşım biçimleri dil dünyası zenginliği ile bilimsel akıl yürütmelere ve açıklamalara olanak vermektir. Bu yazıda akraba evliliği ile ilgili belli başlı kavramlara, tıp sosyolojisi için çağrıştırdıklarına deyinilecek ve okuyucu için küçük bir kaynakça verilecektir. Okumaya devam edin ‘Akraba evliliği ve sakıncaları’

08
Jun
08

Uzay havası, hayatımızı etkiliyor

ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yurdanur Tulunay, uzay havasının Türkiye üzerine etkilerinin araştırılması için Türkiye’nin de öteki gelişmiş ülkeler gibi Uzay Havası İzleme Merkezi kurması gerektiğini söyledi.

Manyetik alan fırtınalarının etkileri, maden ve petrol arama çalışmalarındaki önemli aksaklıklardan, göç eden kuşların yön duyularının bozulmasına, iletişim bağlantılarının devre dışı kalmasından, uyduların kaybolmasına, tren sinyalizasyonlarının hatalı bilgi vermesinden, uçaklarda avionik sistem arızalarına kadar bir çok alanda kendisini gösteriyor

ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yurdanur Tulunay, uzay havası etkilerinin yüzde 90’ının, ilk 500-600 kilometrelik yere yakın uzay ortamında görüldüğünü belirtti. Tulunay “Bunlar, ortamın fiziksel özelliklerinin değişimi sonucunda oluşan, örneğin sürtünmeyi, radyo dalgaları yayılımını ve ikincil elektromanyetik (em) etkileri içerir” dedi. Okumaya devam edin ‘Uzay havası, hayatımızı etkiliyor’

05
Jun
08

Destek ve hareket sistemi

İnsanlarda;

Hayvanlarda olduğu gibi, insanda da vücuda biçim veren, iç organları koruyan, vücudun dik durmasını ve aktif hareket etmesini sağlayan sistem vardır. Bu sisteme destek ve hareket sistemi denir. İskelet ve kaslardan oluştuğu için iskelet ve kas sistemi de denir. Canlıların hareketini sinir sistemi ve endokrin sistem düzenler ve denetler.
Hareketler kas, kemik, ve eklemin birlikte çalışmasıyla gerçekleşir. İnsanda, destek ve hareket sistemi elemanı olan kemik doku, iskelet adını alır.

A.İNSANDA İSKELET
İnsanda iskelet sistemi, vücudun çatısını oluşturur. İskelet sistemi hareketi sağlamanın dışında iç or¬ganları koruma, kas ve iç organlara bağlanma yüzeyi oluşturma görevi de yapar. İskeleti oluşturan kemikler kalsiyum deposu olarak iş görür. Aynı zamanda kemiklerde kan hücreleri de meydana gelir.
İskelet, anne karnında sekizinci haftaya kadar kıkırdaktır, daha sonra kemikleşme başlar. Doğum¬dan sonra kemik gelişimim kalıtsal, bünyesel ve çevresel faktörler etkiler.
Kemik Yapısı ve Çeşitleri
İnsan iskeletin! oluşturan kemikler, şekillerine göre dört grupta incelenir;

1.Uzun Kemikler: Kol ve bacaklarda bulunur. İki ucu şişkin silindirik kemiklerdir. Kemiğin boyuna uzamasını baş kısmı ile gövdesi arasında bulunan kıkırdak doku sağlar. Bir süre sonra kemikleşir. Bundan sonra kemiğin uzaması eklem kıkırdağı tarafından devam ettirilir. En dışta enine büyümeyi ve onarılmayı sağlayan kemik zarı (periost) vardır. Baş kısmında dışta ince tabaka halinde sıkı kemik dokusu ortada süngerimsi kemik doku bulunur. Gövde kısmı tamamen sıkı kemik dokudan yapılmıştır. Ortadaki boşluğu sarı kemik iliği doldurur. Süngerimsi kemik dokuda ise kırmızı kemik iliği bulunur. Okumaya devam edin ‘Destek ve hareket sistemi’

30
May
08

Kalbimiz neden soldadır?

Aynaya baktığınızda ne görürsünüz? Birbirinin hemen hemen aynısı iki kulak, iki göz, iki kol ve iki bacakÉ Görüntümüz baştan sona çarpıcı bir simetriyi yansıtır; sağ tarafımız sol tarafımızın yansımasıdır. Ama bu yalnızca görünüşte! Çünkü vücudumuzun içinde her şey çok farklı.

Ama bu yalnızca görünüşte! Çünkü vücudumuzun içinde her şey çok farklı: Kalp, dalak ve pankreas solda, safra kesesi ve karaciğer sağda…

Hatta akciğer gibi çift organlar da sağ ile sol arasında morfolojik farklılıklar sergilerler: Sağ akciğer için üç lob ve sol için de iki lob. Bağırsak da sürekli aynı yönde dolandığından yanaldır.

Peki nasıl oluyor da, başlangıçta bütünüyle simetrik olan embriyon sağı soldan ayırıp organlarını yanlamasına dizebiliyor?

Bilim adamları uzun zamandır bu sırrı çözmeye çalışıyorlardı. Ve nihayet amaçlarına ulaştılar. Son yıllarda, bu organizasyonun, embriyonun birkaç hücresinin yüzeyindeki küçük kirpikler tarafından gerçekleştirilen rotasyon hareketlerinin sonucu olduğunu belirlediler. Okumaya devam edin ‘Kalbimiz neden soldadır?’

26
May
08

Hipertansiyon Nedir ?

Hipertansiyon basit olarak yüksek kan basıncı demektir. Kan basıncı ya da daha doğru söylemek gerekirse kanı kalpten dokulara taşıyan damarların kan basıncı, hastaya ait özellikler (yaş, cinsiyet, ırk gibi) ve fiziksel durumdan (istirahat, efor gibi) etkilenen bir parametredir. Bu nedenle de normal kan basıncı değerlerini belirlemek gerçekte oldukça güçtür.

Bugün kabul edilen kan basıncı değeri istirahat halindeki normal bir yetişkinde 120/80 mmHg’dır(milimetre civa). Herhangi bir kişide kan basıncı uyku sırasında düşük, sinirli ya da heyacanlıyken yüksektir. Genellikle de normalin üst sınırı olarak kabul edilen değer 140/90 mmHg’dır (milimetre civa). Kanı kalpten dokulara taşıyan damar kan basıncı devamlı olarak 140/90 mmHg üzerinde seyrediyorsa hipertansiyondan bahsedilir.

Kan basıncı aynı birey içinde ve bireyler arsında farklılık gösterir. Bu nedenle bireyin kan basıncı (kan basıncının sfigmomanometre ile ayrı ayrı zamanlarda en az 3 kez ölçülmesi) yapılıp ortalaması alınarak belirlenmelidir.

Hipertansiyon kalp hastalıkları için ana bir risk faktörüdür. Eğer tedavi edilmezse beyin dolaşımı, kalp, damar ve böbrek hastalıkları için ciddi hastalık ve ölüm oranlarında artışa sebep olur. Bir kez teşhis yapılıp tedavi başlanırsa artan kan basıncı düşürülebilir, kalp ve kalp dolaşım sistemindeki hastalık riski azaltılabilir.

Hipertansiyonun Yaygınlığı Nedir? Okumaya devam edin ‘Hipertansiyon Nedir ?’

23
May
08

Antibiyotikler ve sağlığa etkileri

Her canlı yaşamını sürdürebilmek için dış etkilerden korunmak zorundadır. Mikroorganizmalarda birer canlı olduklarından bu kurama uymuşlar, kendilerini yok etme niteliğinde olan antibiyotiklere direnç mekanizmalarını geliştirmeye başlamışlardır. Bakterilerdeki rezistans üç biçimde belirir :

1. Bazı bakterilerde belirli antibiyotiklere karşı doğal bir direnç vardır. Örneğin gram negatif bakterileri penisilin, ve diğer birçok bakterileri, antimikotik preparatlar doğal olarak etkileyemezler.
2. Önceden duyarlı olan bakteriler, antibiyotiklerle karşılaştıkça kendilerini koruma mekanizması oluştururlar. Bu da hızlı ve yavaş olmak üzere iki aşamada belirir. Hızlı direnç kazanan bakterilere koch basili bir örnektir, iki üç kez streptomisin ile karşılaşan basilde ilaç etkisiz duruma geçer. Hızlı direnç oluşturan antibiyotikler arasında linkomisin, rifamisin, spektinomisin, pirazinamid örnek olarak gösterilebilir. Bakterilerin en geç rezistans kazandıkları antibiyotikler örneğin anfoterisin B, nistatin, ristosetin vankomisin vb. gibi antibiyotiklerdir. Okumaya devam edin ‘Antibiyotikler ve sağlığa etkileri’

22
May
08

Kahkahanı say, ne kadar samimi olduğunu gör

Japon profesör, kişilerin gülerken samimi mi, alaycı mı olduğunu anlamak amacıyla “kahkahaölçer” geliştirdi. 1 saniyedeki kahkaha sayısı ne kadar çoksa, kişi o kadar samimi kabul ediliyor.

önüllülerin vücuduna başta karın çevresine olmak üzere bazı alıcılar yerleştiren Yoci Kimura, böylece diyafram ve kasların hareketini, kahkaha anında vücudun verdiği elektrik sinyallerini ölçtü.

Kansai Üniversitesi’nde görevli Kimura, makine sayesinde kişinin zorla mı yoksa içinden gelerek mi, hatta bunun alaycı mı edepsiz bir gülüş mü olduğunun anlaşılabileceğini belirtti. Okumaya devam edin ‘Kahkahanı say, ne kadar samimi olduğunu gör’

21
May
08

Kalsiyum ve Önemi

Kalsiyum, organizmada membran geçirgenliği, nöromuskuler ileti, kas kasılması, kemik yapımı, döllenme ve kan pıhtılaşması gibi son derece önemli görevler üstlenen bir mineraldir. Kalsiyum her şeyden önce kemiklerimizin ve dişlerimizin temel yapı maddesidir. Vücudumuzdaki kalsiyumun %99’u kemiklerimizde bulunmaktadır.

Kemik yapının ilk oluşum aşamasında osteoblastlar, kollajen ve ana maddeyi oluşturur. Osteoid oluşumunu takiben kollojen lifleri yüzeyinde kalsiyum tuzları çökmeye başlar. İleriki aşamalarda çöken bu tuz çekirdeklerinde hidroksiapatit kristalleri oluşur.

Diş gelişiminde de dentin ve minenin sağlıklı olabilmesi için diyette yeterli kalsiyum ve fosfatın bulunması gerekir. (www.turk-bilim.com)

Kemik büyümesi ve gelişmesi ana rahmindeki ilk haftalardan başlayarak bütün çocukluk boyunca devam etmekte ve kız çocuklarında 15-16 yaşlarına kadar, erkek çocuklarında ise 17-18 yaşlarına kadar sürmektedir. Çocuğun sağlıklı gelişimi ve kemiklerinin güçlenmesi için besinlerindeki kalsiyum içeriği büyük önem taşımaktadır. Günlük 1000 mg(1 litre süte karşılık gelir) kalsiyum organizma için yeterlidir. Bunun %35’i barsaklardan emilecek, kalanı feçes ile atılacaktır. Okumaya devam edin ‘Kalsiyum ve Önemi’

20
May
08

1 SMS 5 YTL, 1923′e boş mesaj at, sen de bir fidan dik !

Yeşil Bir Türkiye İçin
Ağaçlandırma Seferberliğine
Sen de Katıl..


 

Ağaçlandırma Seferberliği Başladı!..
Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Seferberliği yurt genelinde başlatıldı. Eylem planı kapsamında 5 yılda 2 milyon 300 hektarlık alanda erozyon kontrolü, ağaçlandırma ve ormanların iyileştirilmesi çalışmaları (rehabilitasyon) yürütülecektir.

 

Kampanyaya destek verecekler için;

SMS: 1923 (Tüm Operatörler için 1 SMS 1 Fidan: 5 YTL)

Hesap No: T.C. Ziraat Bankası, 1923

T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı

19
May
08

Kan Yapımı (Hematopoez)

Yaşam süreleri hayli kısa olan kan hücrelerinin hematopoetik organlardan sürekli üretilmeleri gerekir. Embriyogenezin erken dönemlerinde vitellüs kesesinin mezoderminden üretilen kan hücreleri, daha sonraki dönemde karaciğer ve dalaktan, fetal dönemin sonunda ise kemik iliğinden üretilir.

Kök hücreler bir daha geri dönüşümü olmayacak şekilde farklılaşabilme yeteneğine sahip hücrelerdir. Tüm kan hücreleri kemik iliğindeki tek bir hücreden gelişmiştir. Bunlara pluripotent kök hücreler denir. Bunlar lenfoid ve myeloid hücreleri oluştururlar. Myeloid hücreler kemik iliğinde gelişerek eritrosit, granülosit, monosit ve megakaryosit oluştururken; lenfoid hücreler dalak ve timusa göç ederek lenfositleri oluşturur.

Progenitör hücreler bölünerek hem yeni progenitör hücreleri, hem de öncül hücreleri oluştururlar. Öncül hücreler sadece tek tip hücreye farklılaşabilirler.

Hematopoezin olabilmesi için, uygun mikroçevre ve büyüme faktörleri gerekir. Eğer farklılaşmamış hücrelerin çoğalması uyarılır ya da baskılanırsa hematopoetik hücreler aşırı artar ya da azalır. Bu da hematopoetik hastalıklara yol açar. Okumaya devam edin ‘Kan Yapımı (Hematopoez)’

16
May
08

Biyolojik Saatler ve Ritimler

Canlıların bir çok biyolojik faaliyetlerinde belli bir ritmin gözlendiği çok eski zamanlarda farkedilmiştir. Ne var ki, biyolojik ritimlerin başlı başına bir bilim dalı olması ancak ondokuzuncu yüzyılın sonlarına rastlar. Bu gün bildiğimiz anlamda, biyolojik ritimleri ve onları yöneten etkenleri araştıran blim dalı Kronobiyoloji olarak bilinir.

Kronobiyoloji, biyolojik ritimlerle ilgilenir. Ritim genel olarak, periyod, sıklık, büyüklük ve faz gibi özellikler gösteren, tekrarlayıcı karakterdeki olaylar olarak tanımlanabilir. Ritimlerin bu özelliklerinin kısa tanımları ise şu şekilde yapılabilir:

  • PERİYOD: Ritmin bir döngüsü için geçen zaman.

  • SIKLIK (Frequency): Birim zamanda tekrarlayan döngü sayısı.

  • GENLİK (Amplitude): Ortalama değerden sapma miktarı.

  • EVRE (Phase): Ritmin kendine has özellikler gösteren kısmı (başlama, bitiş evreleri gibi) Okumaya devam edin ‘Biyolojik Saatler ve Ritimler’

16
May
08

Yumurtanın Rengi

Bakkaldan veya marketten yumurta alırken kabuğunun rengi sizin için önemli mi, bu konuda bir tercihiniz var mı? Sizce kabuk renkleri farklı olan yumurtaların içleri de besin değeri olarak farklı olabilir mi? Tavukların niçin bazılarının yumurtaları beyaz da bazılarının açık kahverengi?

Bu konuda iki zıt ama ikisi de yanlış olan görüş var. Kabuktaki beyaz rengin, yumurtanın ideal oluşumunu tamamladığını gösterdiğini, bunun dışında bir renk değişiminin kalitede düşüş anlamına geldiğini iddia edenlerin yanı sıra kabuğun rengi ne kadar koyu ise besin açısından da o kadar değerli olduğunu ileri sürenler de var. Genellikle Avrupa ülkelerinde kahverengi yumurtalar makbul sayılırken ABD’de durum tam tersidir.

Oysa her iki görüş de yanlıştır. Besin değeri, lezzet ve pişme karakteristikleri bakımından her iki renk yumurtanın da içi aynı değerdedir. Her iki yumurtada da aynı miktarda protein, mineral ve vitaminler (C vitamini hariç) vardır. Tabii tavuğun yediği yemin kalitesi de belirli farklar yaratabilir. Okumaya devam edin ‘Yumurtanın Rengi’

13
May
08

Sudaki zehri toplayan kumaş üretildi

(Haber Alemi) Hacettepe Üniversitesi Kimya Bölümü ile Japon Atom Enerjisi Ajansı’nın birlikte yürüttüğü araştırma projesinde üretilen kumaş, sudaki arsenik, uranyum, nitrat gibi zehirli metalleri topluyor. Araştırmada, radyasyonla ışınlanan kumaşlar, hedeflenen metali suya kimyasal madde bırakmadan kıskaç gibi yakalıyor. Toplanan metaller daha sonra laboratuvarda ayrıştırılıp kullanılabiliyor. Araştırmacılar, hem suyu temizleyen hem de değerli metalleri geri kazandıran çevreci kumaşın patenti için Japon Patent Enstitüsü’ne başvurdu.


Metali ‘kıskaç’ gibi çekip alıyor
Okumaya devam edin ‘Sudaki zehri toplayan kumaş üretildi’

11
May
08

Lima’nın havasını makineyle temizleyecekler

Peru’nun başkenti Lima’nın kirli havasını temizlemek için makine yaptılar. Makine günde 200 bin metreküp havayı temizliyor. Bu da 200 bin kişinin soluduğu hava demek…

Halkın “süper ağaç”, mucitlerininse “dev akciğer” adını verdiği 5 metre boyundaki cihaz, havadaki zararlı gaz ve parçacıkları süzerek ortama oksijen veriyor. Yeni makine, havası çok kirli şehirlerde soluyacak temiz hava bulmak için çözüm olabilir.

Lima’nın göbeğindeki Üretim Bakanlığının tam karşısına konulan “prototip” makine, PAU-20 adını taşıyor. Mucit grubundan mühendis Jorge Gutierrez, Lima gibi büyük yerleşim merkezlerinin havasını temizleyebilmek için bunun gibi belki yüzlerce makine gerekeceğine işaret ediyor. Okumaya devam edin ‘Lima’nın havasını makineyle temizleyecekler’

10
May
08

Denizanaları artıyor, eko sistem bozuluyor

Deniz suyundaki ısı artışı ve kirlilik, denizanası sayısını artırdı. Bu durumun da deniz eko sistemini olumsuz etkiliyor.

Deniz Temiz Derneği/TURMEPA Genel Müdürü Levent Ballar, Türk denizlerinde özellikle son yıllarda yabancı tür canlılarda artış gözlemlendiğini belirterek, deşarj suları, gemilere tutunma, bilimsel araştırma faaliyetleri, yetiştiricilik ve akvaryumculuk gibi etkenlerle Süveyş Kanalı yoluyla taşındığı sanılan bu türlerin ekolojik dengeyi bozduğunu ve deniz eko sistemini tahrip ettiğini söyledi.

Yayılımcı türlerin başında denizanalarının geldiğini ifade eden Ballar, bilim dünyasının küresel ısınmaya bağlı olarak deniz suyu ısısının yükselmesinin, denizanası sayısındaki artışla bağlantılı olduğu görüşünü paylaştığını vurguladı.

Ballar, sıcaklık artışı ile paralel şekilde planktonların arttığını, denizanalarının da bu organizmaları yemek için sahil şeridine yaklaştığını dile getirerek, “denizanalarını yiyerek beslenen ton ve kılıç balığı ile deniz kaplumbağası (caretta caretta) gibi deniz canlılarının sayısındaki azalma da denizanalarının artışına zemin hazırlamaktadır” dedi. Okumaya devam edin ‘Denizanaları artıyor, eko sistem bozuluyor’

07
May
08

Bilim adamları gaz yapmayan ot arayışında

Avustralya-Yeni Zelanda ortaklığındaki Gramina biyoteknoloji şirketinden bilim adamaları, hem sığırların ürettiği metan gazının oranını azaltabilen, hem de çok sıcak iklimlerde yetişebilme özelliğine sahip ot yetiştirmeyi amaçlıyor.
Küresel ısınmaya neden olan sera gazlarına göz ardı edilemeyecek düzeyde katkıda bulunan sığır sürülerinin bu etkisini azaltmak için bilim adamları kolları sıvadı.
Avustralya-Yeni Zelanda ortaklığındaki Gramina biyoteknoloji şirketinden bilim adamaları, hem sığırların ürettiği metan gazının oranını azaltabilen, hem de çok sıcak iklimlerde yetişebilme özelliğine sahip ot yetiştirmeyi amaçlıyor.

Test aşamasında, ottaki O-metil enzimini ortadan kaldırarak, buğdaygillerin yapısal özelliklerini yok etmeden sindirilebilirliği daha yüksek ot “yaratmayı” başaran bilim adamları şimdi “Chemistry&Industry” dergisinde yayımlanan araştırmalarını hayata geçirmeyi planlıyor. Okumaya devam edin ‘Bilim adamları gaz yapmayan ot arayışında’

06
May
08

Bilim dünyası bunları düşünüyor

(Haber Alemi) İngiliz The Times gazetesi, bilim dünyasının hayat, evren ve gelecek hakkındaki en temel sorularını kendi alanlarında en deneyimli uzmanlara sordu..

KANSER TEDAVİ EDİLEBİLECEK Mİ?

Kanser hakkında 25 önce hayal bile edilemeyecek kadar geniş bir bilgiye sahibiz. Yeterli zaman ve yatırımla bilim adamları gelecekte kanserin sebebini bulup tedavi geliştirebilir. Önümüzdeki yüzyılda küçük bir kan testi ile birkaç dakikada kansere erken teşhis de koyulabilecek.
- Barts Kanser Merkezi Enstitüsü Prof. Fran Balkwill

SONSUZA KADAR YAŞAYABİLİR MİYİZ?

Ölümsüzlük için umut, kök hücre teknolojisine bağlı. Son 10 yıl içinde inanılmaz gelişen teknoloji sayesinde kalp hastalıklarından kansere birçok hastalığa çözüm bulunacağı tahmin ediliyor. 50 yıl içinde doğacak olan bebeklerin ortalama 100 yıllık bir ömrü olacağı öngörülüyor .
- Londra King’s Koleji Kök Hücre Biyoloji Laboratuarı yöneticisi Dr. Stephen Minger

EVREN NASIL YOK OLACAK?

13 milyar yıl önce meydana gelen “Büyük Patlama” dan sonra evren bugün hala genişlemeye devam ediyor. Birçok uzman evrenin nasıl oluştuğunu inceleyerek nasıl yok olacağını öngörmeye çalışıyor. Evrenin sonu için dört olasılık var: Okumaya devam edin ‘Bilim dünyası bunları düşünüyor’

06
May
08

Bu Haberi Onun Sayesinde Okuyorsunuz..

(HaberAlemi) Bu haberi onun sayesinde okuyorsunuz.. Peki beyninizin nasıl bir şey olduğunu biliyor musunuz?

Dünyanın en karmaşık, en inanılmaz ‘makinesi’ olan beyin, Rahmi M. Koç Müzesi’ndeki ‘Beyin: Gizemli Yolculuk’ sergisi ile bir kez daha keşfedilmeye çalışılıyor. Sergide yer alan interaktif bölümler, beynimizi nasıl kullandığımıza dair ipuçları veriyor..

Bizi o yönetiyor. Bu yazıyı okumanız, yanınızdaki çayı yudumlamanız hep onun verdiği komutlarla gerçekleşiyor. Araştırmalara göre beynimiz en hızlı bilgisayardan bile bin kat daha hızlı çalışıyor… 2004 yılında Danimarka Experimentarium Bilim Merkezi tarafından oluşturulan ‘Beyin: Gizemli Yolculuk’ sergisi, Rahmi M. Koç Müzesi’nde 30 Haziran’a kadar bu en inanılmaz organımızı keşfetmek isteyenleri bekliyor. Ama bilimin bile çok az sırrına erişebildiği beyni bu sergide tanıyabileceğinizi düşünmek nafile bir çaba olur. Yine de denemekten bir şey çıkmaz, üstelik serginin interaktif bölümleri sayesinde iyi vakit geçireceğiniz garanti. Örneğin şimdiye kadar sadece ders kitapları veya televizyonda gördüğünüz beyne bu sergide dokunabilirsiniz. Okumaya devam edin ‘Bu Haberi Onun Sayesinde Okuyorsunuz..’

06
May
08

Bu Çocuklar 200 Milyonda Bir Görülüyor

(Haber Alemi) İngiltere’de dünyaya gelen üçüz kız bebekler tıp dünyasını şaşkına çevirdi.

Parlak mavi gözleri ve sevimli gülücükleriyle görenlerin ilgisini çeken Gabriella, Alessia ve Olivia adlı şirin bebekler, tıp dünyası açısından da bir istisna oluşturuyor.

Doktorlar, tek yumurta üçüzlerinin 200 milyonda bir görüldüğüne işaret ederek, prematüre bebeklerin sağlıklarının iyi olduğunu belirtiyor

Bebeklerin 23 yaşındaki annesi Carmela Testa, doğumu, Ocak ayında ebe olarak çalıştığı Peterborough’daki doğumevinde gerçekleştrmiş. Prematüre dünyaya gelen bebeklerin taburcu edilmeden önce üç hafta küvözde kaldıkları belirtildi. Carmela, başlangıçta gözlerine inanamadığını ancak şimdi herşeyin yolunda olduğunu açıklamasında bulundu.

Bebekleri ayırmanın da zor olmadığını söyleyen anne Carmela, ‘Gabriela’nın boynunda çileğe benzer bir doğum lekesi var, Gabriella biraz daha ufak ve ağlayışı diğerlerine göre daha keskin’ diyerek üçüzleri ayırmada izlediği yönetimi dile getirdi.

02
May
08

İnsanı deli eden beyin testi

(İnternetHaber) Son günlerde e-mail’larda dolaşan bu “dönen dansçı”nın bir tür beyin testi olduğu iddia ediliyor. Peki ama nasıl?

E-Posta’da söylenene göre dansçının saat yönünde döndüğünü görürseniz beyninizin sağ tarafını, ters tarafa döndüğünü görürseniz ise sol beyinli olduğunuzu öğreniyorsunuz.

Aslında gerçek bundan biraz daha farklı.. “Dönen Dansçı”yı yaratan kişi olan Japon web tasarımcısı Nobuyuki Kayahara bunun bir optik ilüzyon olduğunu söylüyor. Gözün nesneleri nasıl algıladığının bilim adamları tarafından senelerdir detaylı bir şekilde araştırıldığını söyleyen Kayahara, bu tür testlerin bir çok türünün mevcut olduğunu belirtiyor.

“Dönen dansçı”nın aslında çok basit bir açıklaması var..Resimde herhangi bir renk derinliği olmadığı için dansçı silüetinin hangi ayağının üzerinde durduğu anlaşılmıyor. Bu yüzden göz bir süre sonra silüetin bazen sağa bazen de sola döndüğünü görüyor. Aynı test ufak bir hileyle yönlendirilerek de denenebiliyor. Resmin üzerine hangi bacağın sabit olduğu, kişi tarafından işaretlendiğinde göz tek bir tarafa odaklandığından herhangi bir sapma olmuyor.

Bilim adamları bu tür araştırmaların gözün işleyişini anlamak konusunda çok büyük katkı sağladığını belirtiyor. (Vatan)




BAŞBUĞ TV

bozkurt_atsiz

BAŞBUĞ TV'yi izlemek için TIKLAYIN.

BAŞBUĞ TV Facebook sayfasına buradan erişebilirsiniz.

SONTEKNOLOJİ – FACEBOOK

ROBOT-1 facebook

KATEGORİLER

MEDIALINE PRODUCTION DIGITAL MEDIA STREAMING SERVICE

MEDIALINE PRODUCTION DIGITAL MEDIA STREAMING SERVICE

Facebook'ta reklam verin, Türkiye genelinde 12 milyon kullanıcıya erişin !

RSS VETEKNOLOJİ

  • An error has occurred; the feed is probably down. Try again later.

RSS NTV – İNTERNET

  • An error has occurred; the feed is probably down. Try again later.

BURADA

web tracker