'Uzay' kategorisi için arşiv

12
Jun

Satürn’ün uydusu Titan’da su olasılığı

Satürn’ün uydusu Titan’ı kaplayan kalın buz tabakasının altında gizli kalmış, derin bir okyanus olabilir.

Science dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, Cassini - Huygens uzay aracının gönderdiği radar kayıtları, bu tahminleri güçlendiriyor.

Cassini-Huygens uzay aracı, Amerikan, Avrupa ve İtalyan uzay Ajansları’nın ortak projesi olarak 1997 yılında uzaya yollandı.

2004 yılında Satürn ve çevresinde incelemelerine başlayan Cassini’den gelen veriler sonucu, o zamanlar, uydunun yüzeyinin bir hidrokarbon okyanusuyla kaplı olduğu düşünülmüştü.

Bir yıl sonra, Cassini’den Huygens gözlem aracının Titan’ın yüzeyini incelemeye gönderilmesiyle bambaşka bir tablo ortaya çıktı. Okumaya devam edin ‘Satürn’ün uydusu Titan’da su olasılığı’

10
Jun

Mars yaşam için çok tuzlu

Mars’ta yıllardır araştırmalarını sürdüren ikiz robotlardan Opportunity, Kızıl Gezegenin yaşam koşulları için “çok tuzlu” bir yapıya sahip olduğunu ortaya koydu.

Mars’a 90 günlüğüne gönderilen ancak 1400 günü aşkın bir süredir görev başında bulunan ikiz robotlardan Opportunity’nin topladığı son kanıtlar, Kızıl Gezegen’in erken dönemlerinde sudaki yüksek mineral karışımının, en dayanıklı mikropların dahi oluşumu için uygun bir ortam sağlamadığını gösteriyor.

Mars robot programı üyesi ve Harvard Üniversitesi biyoloji kürsüsünden Dr Andrew Knoll, bir dönem suyla haşır neşir olmuş kayalarda saklı ip uçlarının, çevre koşullarının hem asitli, hem de çok tuzlu olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Dr Knoll, Boston’daki bir bilimsel toplantıda yaptığı açıklamada, bulguların Mars’taki yaşam olasılığı düğümünü iyice sıkılaştırdığını söyleyerek, Kızıl Gezegen’de son 4 milyar yıl önceki koşulların yaşam için pek de uygun olmadığını kaydetti. Okumaya devam edin ‘Mars yaşam için çok tuzlu’

08
Jun

Uzay havası, hayatımızı etkiliyor

ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yurdanur Tulunay, uzay havasının Türkiye üzerine etkilerinin araştırılması için Türkiye’nin de öteki gelişmiş ülkeler gibi Uzay Havası İzleme Merkezi kurması gerektiğini söyledi.

Manyetik alan fırtınalarının etkileri, maden ve petrol arama çalışmalarındaki önemli aksaklıklardan, göç eden kuşların yön duyularının bozulmasına, iletişim bağlantılarının devre dışı kalmasından, uyduların kaybolmasına, tren sinyalizasyonlarının hatalı bilgi vermesinden, uçaklarda avionik sistem arızalarına kadar bir çok alanda kendisini gösteriyor

ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yurdanur Tulunay, uzay havası etkilerinin yüzde 90’ının, ilk 500-600 kilometrelik yere yakın uzay ortamında görüldüğünü belirtti. Tulunay “Bunlar, ortamın fiziksel özelliklerinin değişimi sonucunda oluşan, örneğin sürtünmeyi, radyo dalgaları yayılımını ve ikincil elektromanyetik (em) etkileri içerir” dedi. Okumaya devam edin ‘Uzay havası, hayatımızı etkiliyor’

02
Jun

Merkür’ün bilinmeyen yüzü

Yüzeyinin yüzde 55 kadarı daha önce hiç gözlemlenmemiş olan Merkür’ün Ay’a benzediği düşünülüyordu, ancak hiç de öyle olmadığı, çok dinamik bir gezegen olduğu belirlendi…

Amerikan uzay aracı “Messenger” (Ulak), gönderdiği yüzlerce fotoğrafla Güneş sisteminin en küçük gezegeni Merkür’ün (Utarit) bilinmeyen yüzünü gösterdi.

Bilim adamları, 14 Ocak’ta Merkür’ü sıyırarak geçerken gezegenin fotoğraflarını çeken uzay aracının gönderdiği verileri şaşırtıcı buldu.

“Carnegie” enstitüsünden Sean Solomon, “Yüzey şekilleri, atmosfer ve manyetosferle ilgili bilgiler bizi şaşırttı, çünkü Merkür beklediğimiz gibi çıkmadı. Ay’a benzediğini düşünüyorduk, ama hiç de öyle olmadığını anladık” dedi.

Solomon, ilk bakışta Ay’ı andıran Utarit’in aslında “çok dinamik bir gezegen” olduğunun anlaşıldığını, gezegende volkan ve manyetosfer faaliyetlerinin çok fazla olduğunu belirtti. (Manyetosfer, güneşten gelen hızlı parçacıkların oluşturduğu plazma akımının, gezegenin manyetik alanının etkisiyle saptırılarak engellendiği bölge.) Okumaya devam edin ‘Merkür’ün bilinmeyen yüzü’

30
May

Dev karadeliğin, galaksiye saldırısı gözlendi

Astronomlar, ilk kez dev bir karadelikten parçacıkların şiddetli bir biçimde püskürmesini ve yolu üzerinde bulunan komşu galaksiye bunların çarpışını görüntüledi.

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) yayınladığı açıklamaya göre, araştırmayı yürüten Cambridge’deki Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezinden Dan Evans, daha önce de galaksilerin birbirleriyle çarpıştıklarını veya karadeliklerin püskürmesini gözlemlediklerini, ancak ilk kez bir gökcisminin bir başka galaksiye böylesine saldırdığını tespit ettiklerini söyledi.

Bu olayın, “saldırıya uğrayan” galaksideki gezegenlerin atmosferlerine ciddi biçimde zarar vermiş olabileceğini belirten Amerikalı gökbilimci, “Bu püskürme, ışın parçacıklarının çarptığı daha küçük galakside her türlü soruna neden olabilir” diye konuştu. Okumaya devam edin ‘Dev karadeliğin, galaksiye saldırısı gözlendi’

28
May

Samanyolu’nun halesindeki ipuçları

Samanyolu halesinin, galaksinin merkezine göre ters yönde dönen iki parçadan oluştuğu ve galaksilerin doğuş süreci konusunda bilim dünyasını aydınlatıcı değişik kimyasal bileşenlerden meydana geldiği belirlendi.

Uzay keşif programı Sloan Digital Sky Survey (SDSS) araştırmasından Timothy Beers, Daniel Carollo ve meslektaşları, Dünya’nın parçası olduğu yıldızlardan meydana gelen diskin, Samanyolu’nun merkezinin çevresinde saatte 800 bin km hızla, galaksinin merkezinden 50 bin ışık yılı uzaktaki iç halenin de aynı yönde, ancak yıldız diskinden daha yavaş, saatte 80 bin km hızla döndüğünü anlattı.

Galaksinin merkezinden 65 bin ila 300 bin ışıkyılı uzaktaki dış halenin ise ters yönde ve saatte 165 bin km hızla döndüğünü belirten bilim adamları, Samanyolu’nun dış sınırlarındaki 20 bin yıldızı incelediklerini ve iç haledeki yıldızların, dış haledeki yıldızlardan, 3 kez daha ağır atomlar içerdiklerini ve demir ile kalsiyum gibi maddelere sahip olduklarını kaydetti.

Amerikan Yale Üniversitesi’nden Jason Tumilson da gözlemlerinde ABD’nin New Mexico eyaletindeki Apache Point’de bulunan 2,5 metre çaplı teleskobu kullanan SDSS ekibinin, böylelikle Samanyolu’nun tek bir aşamadan oluşmadığını şüpheye yer bırakmayacak biçimde ispatladıklarını belirti. Okumaya devam edin ‘Samanyolu’nun halesindeki ipuçları’

28
May

Jüpiter’de 3. kırmızı leke

Jüpiter’de meydana gelen atmosfer haraketleri, yeni ve 3. bir “kırmızı leke” oluşturdu.
Güneş Sistemi’nin en büyük, Güneş’ten uzaklığına göre 5. sırada bulunan ve adını Roma tanrılarının en büyüğünden alan Jüpiter’de meydana gelen atmosfer haraketleri, yeni ve 3. bir “kırmızı leke” oluşturdu.

Güneş Sistemi’ndeki tüm gezegenlerin toplam kütlesinin 2,5 katına sahip gaz devi Jüpiter’deki yüzlerce yıllık Büyük Kırmızı Leke ile 2 yıl önce oluşan “Red Jr”un (Küçük Kırmızı) arasına katılan yeni kırmızı leke, diğer ikisinden daha küçük ve Büyük Kırmızı’nın solunda yer alıyor.

ABD’nin Baltimore eyaletinde kurulu Space Telescope Science Institue tarafından yapılan açıklamada, kırmızı noktanın başta beyaz renkli olduğu belirtilerek, lekenin kırmızı renge dönüşmesinin, fırtına bulutlarının, Büyük Kırmızı Leke’nin üzerindeki bulutlarla aynı enleme geldiğini gösterdiği kaydedildi. Okumaya devam edin ‘Jüpiter’de 3. kırmızı leke’




Kategoriler

Akıl ve Kuran Sempozyumu

BURADA

web tracker